Baş boyunun bütün kanserleri aynı mıdır?

“Baş boyun” terimi insan vücudunda omuzların üzerinde bulunan ancak beyin ve omuriliği kapsamayan birbirinden farklı bir çok organı ifade eder. Baş boyun bölgesindeki kanserlerin her biri kendisine özgü özellikler taşır, aynı zamanda her biri diğerlerinden çok farklıdır. Örneğin dudak kanseri dil ya da gırtlak kanserinden çok farklı özellikler taşır. Dudak kanserinin hücreleri mikroskopik inceleme altında bademcik kanserinin hücrelerinden çokfarklı özellikler gösterir. Evreleme kriterleri (bir kanserin evre I ya da evre II olmasını belirleyen özellikler) bir gırtlak kanseri için ya da yanak kanseri için çok farklı olabilir. Baş boyun bölgesindeki kanserlerin tedavileri benzer olabilir ya da birbirlerinden çok farklı olabilir.

Baş ve boyun kanserinin yayılma şekli

Baş ve boyun kanseri gelişiminde risk faktörleri

Hastalığı engellemek için atılması gerekli olan ilk adım bireyi riskli konuma getiren çeşitli faktörlerin belirlenmesidir. Bilinen bazı risk faktörleri şunlarıdır:

Bireysel ya da yaşam stili ile ilgili faktörler

Yaş: Baş boyun kanserleri en sık 55 yaş üzeri insanlarda ortaya çıkar.

Cinsiyet: Baş boyun kanserine yakalanma riski bakımından erkekler kadınlara göre 4 kat daha fazla risk altındadırlar, ancak bu oran değişmektedir. İkinci dünya savaşından sonra sigara içemeye başlayan kadın sayısı artmıştır, bu nedenle günümüzde daha fazla sayıda kadında baş boyun kanseri teşhisi konulmaktadır.

Baş ve boyunun bütün kanserleri ölümcül müdür?

Hayır. Kanserler bazı spesifik kriterlere dayanarak evre (stage) denen kategorilere ayrılırlar. Evre I kanserler genellikle küçüktürler ve başladıkları bölgenin dışına yayılmamışlardır. Evre IV tümörler ise büyük tümörlerdir ve başladıkları organın dışına yayılmış durumdadırlar. Baş boyunun erken evre tümörlerinin bir çoğu (evre I ve evre II) tedavi edilebilir hastalıklardır. İleri evre kanserlerin ise (evre III- evre IV) tedavileri çok daha güçtür ancak bu ileri evre hastalıkların dahi günümüzün agressif tedavileri sayesinde tedavi edilmeleri mümkündür.

Baş ve Boyun Kanserlerinin Belirtileri

Kanser, kötü huylu tümörlere verilen genel bir isimlendirme olup, günümüzde insan ölümlerinde ikinci sıraya yerleşmiştir.

Baş ve boyun kanserleri yerleşimleri bakımından dış ortama açık konumları ve direkt görünüm bulguları ile hastaların yakınmaları yanında, aynı zamanda psikolojik bozukluklarına da sebep olmaktadır.

Özellikle solunum, konuşma ve yutma gibi üç önemli fonksiyonu gören gırtlak kanserleri, ağız,dil, çene, geniz beuen içi yüz ve baş boyun kanserleri bunların başlıcaları arasında gelmektedir.

Son yıllarda artan çevre kirliliği, gıda eksiklikleri, gıdaların bozulmaması için kullanılan kimyasal maddeler,GDO' su ile oynanmış besinler, çevre kirliliği, sanayi atıklarının, asit dumanlarının doğal su kaynaklarını ve doğayı tahribi, sigara, alkol tüketimi, atmosferimizin kirlenmesi v.s. gibi nedenler insan sağlığı ve yaşamında olumsuz etkiler yapmakta ve sağlık problemlerine sebep olmaktadır.

Multipl myelom hastalığına ilaç bulundu

İngiliz bilim adamlarının geliştirdiği, bedenin bağışıklık sistemini kullanarak kanser hücrelerini yok etmesini sağlayan ilaç, multipl miyeloma (kemik iliği kanseri) yakalananlara umut oldu.

Bilim adamları, ilacın kanser hücrelerindeki SLAMF7 adlı molekülü hedef alarak bağışıklık sisteminin bu hücreleri ortadan kaldırmasını sağladığını belirtti.

Bilim adamlarından Profesör Graham Jackson, ilaç sayesinde kemik iliği kanserinin tedavisinde yeni bir çağ başladığını vurgulayarak hastaların daha az acı çekerek, daha uzun yaşayabileceğine dikkati çekti.

Jackson, hastaların daha az kemoterapi görerek hayat kalitelerinin de artabileceğini ifade etti.

Konuya ilişkin makale "New England Journal Of Medicine" dergisinde yayımlandı.

Multipl miyelom nedir

Miyelom Tanısı

Yaşı ilerlemiş olan kişilerde Multipl Miyelom için plazma proteini ölçümleri yapılır. Globulin seviyesinde meydana gelen yükselme sonrasında hastada ileri testlerin yapılmasına neden olacaktır. Miyelom tanısı için öncelikli olarak kemik iliği biyopsisi yapılır. Bu biyopside miyelom hücrelerindeki artış gözlemlenir. Bunun sonrasında idrar ya da kanda immünglobulin hafif zincirlerinin olup olmadığına bakılır.

Kimi Multipl Miyelom hastalarında kemik lezyonu bulunmasa da kemiklerde görüntüleme yöntemi sonrasında bu hastalığın seyri görülebilecektir. Kemik incelemelerinde fraktür ya da delikler saptanabilecektir. Ağırlıklı olarak omurga MRI sonrasında hastalık ortaya çıkacaktır. Yapılacak incelemeler sonrasında aynı zamanda hastalığın hangi evresinde olunduğu konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olunacaktır.

Multipl miyelom evreleri

Evre I (düşük hücre kütlesi): Erken hastalık. Kemik yapısı röntgen görüntülerinde normal veya normale yakın görünür. Kandaki alyuvar sayısı ve kalsiyum miktarı normal veya normale yakındır ve M protein miktarı çok düşüktür.
Evre II (orta düzeyde hücre kütlesi): Evre I ve III arasındaki bir ara evre
Evre III (yüksek hücre kütlesi): Daha ilerlemiş hastalık. Aşağıdakilerden bir veya daha fazlası mevcuttur:

Anemi
Kanda yüksek kalsiyum düzeyi
İlerlemiş litik kemik lezyonları bulunan 3’ten fazla alan
Kan veya idrarda yüksek M protein düzeyi

Multipl miyelom ciddi bir habis hastalıktır, ancak tedavi edilebilir. Birçok hasta bir dizi yanıt, nüks ve düzelmeler yaşar. Yeni tedavilerle, multipl miyelom tanısı konan hastalar için ortalama sağ kalım süresinin 5 yıl veya üzerine çıkartılması mümkündür.

Multipl miyelom tedavisi

Miyeloma tedavisinin amacı semptomları azaltmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve uzun süreli remisyon sağlamaktır. Son yıllarda tedavide önemli gelişmeler sağlanmıştır ve tedavi seçenekleri gelişmeye devam etmektedir. Miyeloma tedavisi araştırmalarının amacı küratif tedaviler geliştirmek ve tedavinin yan etkilerini azaltmaktır.
Aşağıdaki bir dizi faktöre dayanılarak tedavi yaklaşımı her hasta için özelleştirilmektedir:

• Hastalığın yayılımı
• Hastalığın ilerleme hızı
• Kalp hastalığı ve diabet gibi diğer durumların varlığı
• Yaş (hastanın yoğun tedaviyi tolere etme kararının verilmesinde tek başına yaştan ziyade hastanın genel sağlık durumu dikkate alınmaktadır).

Hastalara miyeloma hastalarının tedavisinde uzmanlaşmış bir doktora danışmaları ve kendi
durumlarına en uygun tedavi konusunda görüşmeleri tavsiye edilmektedir. Birçok tedavi planı
kombinasyon tedavilerini içermektedir. Birçok hastada anemi, yüksek kan kalsiyum seviyesi,

Multipl miyelom nedir?

Bir çeşit kemik iliği kanseri olan miyelom, sırt ile bel ağrısı, yorgunluk ve akciğer enfeksiyonlarıyla belirti vermeye başlıyor.
Bir çeşit kemik iliği kanseri olan miyelom, sırt ile bel ağrısı, yorgunluk ve akciğer enfeksiyonlarıyla belirti vermeye başlıyor. Genellikle 60 yaşın üstündeki kişilerde görülen miyelomun ortaya çıkmasına, hayat boyunca maruz kalınan kimyasal maddeler, antijenler ve enfeksiyonlar zemin hazırlıyor.

Belirtilerinin farklı rahatsızlıklarla karıştırılması nedeniyle miyelom hastalığının tanısı genellikle geç konuluyor ve hastalık çoğu zaman tesadüfen saptanıyor. Miyelom, 65 yaş altındaki kişilerde kemik iliği nakliyle tedavi edilse de, hastalığın tekrarlamasının önüne geçilemiyor. Bu yüzden, ancak yaşam kalitesi artırılarak hastaların yaşam süreleri uzatılabiliyor.

Multipl miyelomun oluşum mekanizması hakkında bilgi verebilir misiniz?

Over kanseri evreleri

Yumurtalık kanserinde, diğer kanser türlerinde olduğu gibi 4 evre mevcuttur. Evre 1 ve evre 2 dediğimiz dönemler hastalığın erken evrelerini, evre 3 ve evre 4 dediğimiz evreler de geç evrelerini ifade eder. Evre 1 dediğimiz hastalıkta kanser, yumurtalıklarda sınırlıdır. Evre 4 dediğimiz hastalıkta yumurtalıklar dışında başka bir organda da hastalık mevcuttur. Mesela yumurtalık kanseri olup, karaciğerde metastaz olması. Akciğerde hastalık olması veya akciğer zarında hastalık olması, evre 4 hastalık olduğunu gösterir. Evre 3 dediğimiz hastalıkta, karın zarında yaygın tümör mevcuttur ama karın içi bölgenin dışına çıkmamış bir hastalıktan bahsederiz. Evre 2 dediğimiz hastalık da evre 1 ve evre 3 arasında olan hastaları gösterir. Hastalarımızın %25’inde ancak evre 1 veya evre 2 dönemindeyken tanı koyabiliriz. Bunun da nedeni yumurtalık kanserinin erken dönemde hiçbir yakınmasının olmamasından kaynaklanır. 100 hastamızın 75’ine maalesef evre 3 veya evre 4’te tanı koyabiliriz.

Over kanserinden korunmanın yolları

Özellikle menopoz döneminde görülen yumurtalık kanserinin çok sinsi ilerlediği açıklandı.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ateş Karateke, yumurtalık kanserinin sinsi seyrettiğine dikkati çekerek, bu nedenle kadınların her yıl periyodik jinekolojik kontrollerini yaptırmaları gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Karateke, yaptığı yazılı açıklamada, yumurtalık kanserinin nedenleri, bulguları ve korunma ve tedavi yöntemleriyle ilgili bilgi verdi.

Yumurtalık kanserinin yumurtalıkta bulunan hücrelerden çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Karateke, yumurtalığın üzerini örten hücrelerden kaynaklanan epithelyal yumurtalık kanseri ile germ hücrelerden kaynaklanan germ hücreli kanserlerin yumurtalık kanserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Karateke, sık rastlanan bu türler hakkında şunları kaydetti:

Over kanseri tedavisi

Yumurtalık kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor. Tanıda, klasik yöntemlerin yanı sıra yeni yöntemlerin de kullanılması öneriliyor

Over kanseri sebepleri

Yumurtalık kanserine yol açan bazı nedenler bilinmektedir.. Bu sebeplerin içinde en etkin olan faktörler ise doğum yapmamış olmak ve ailede bulunan yumurtalık kanseri geçmişidir. Az doğum yapan kadınlarda ya da hiç doğum yapmamış kadınlarda bu kanserin ortaya çıkma ihtimali daha fazladır. Hamileliği engelleyici ilaçların uzun bir süre kullanılması kanser riskini ufak bir oranla azaltmaktadır. Yani bu ilaçların kansere karşı bir koruyucu bir özelliği mevcuttur. Bunların yanında genç yaşta gebe kalmak, riski azaltan diğer bir unsurdur. Yumurtalık kanserlerinin sadece neredeyse %10 unun ailesel olmasına rağmen, hatalı genlerin tespit edilmesi, kanserin moleküler sebebine yönelik birçok bilginin edinilmesine yol açmıştır. Birinci derece akrabalarında yumurtalık kanser geçmişi bulunan kadınlarda ise kanser görülme oranı daha fazla olmaktadır.

Over kanserinin belirtileri

Tüm yumurtalık kanserleri erken dönemde semptom ve belirti vermezler. Bu sebepten dolayı da kişi sürekli tetikte olmalıdır. Aralarında büyük yapısal farklılıklar bulunmasına karşın, yumurtalık kanserlerinin klinik belirtileri birbirlerine oldukça benzerdir. Yüzey epitelinden köken alan yumurtalık kanserleri yeterli büyüklüğe erişinceye dek çoğunlukla belirti vermez. Ancak büyürse karın ağrısı, sık sık idrara çıkma ihtiyacı, karında şişlik, hazımsızlık gibi sindirim sistemine ait belirtiler verir.

Yumurtalık kanserlerinin neredeyse %30’u jinekolojik muayene esnasında tesadüfen fark edilir. İleri dönemde ise vajinal kanama, karında fazla şişlik, karında asit birikimi gibi problemler kendini gösterir.

Sponsorlu bağlantılar

İçeriği paylaş