Rahim kanseri nedir?

Normalde vücudun dokularını oluşturan sağlıklı hücreler düzenli olarak büyür, bölünür ve yenilenirler. Bu vücudu sağlıklı kılar. Bazen belirli hücreler anormal olarak gelişirler ve kontrolsüz büyürler. Bu olduğu zaman tümörler oluşmaya başlar. Tümörler iyi huylu (kanser olmayan) veya kötü huylu (kanser) olabilir.

Rahim kanserinin en sık görülen çeşidi rahim içi (endometrium) kanseridir. Rahim içi (endometrium) kanseri rahim içi döşemesinde (endometrium) oluşur. Sarkom başka çeşit bir rahim kanseridir. Sarkom kas veya diğer dokulardan köken alır. Sarkom rahim içi (endometrium) kanserinden daha nadir görülür ancak rahim içi kanserinden daha saldırgandır ve belirtileri farklıdır. Rahim içi kanseri sarkomdan daha sık görüldüğü ve belirtileri farklı olduğu için bu sayfada esas olarak rahim içi kanseri anlatılacaktır ve rahim içi kanseri yerine kısaca rahim kanseri denilecektir.

Klasik tıpta ince bağırsak kanserinin tedavi yöntemleri

Klasik tıpta tedavi seçeneklerine bakış ;

- Cerrahi
- Radyoterapi
- Kemoterapi
- Diğer tedavi yöntemleri klinik çalışmalarla denenmektedir.

Bunlar:
-Bioterapi
- Radyosensitizerli radyoterapi
İnce bağırsak kanserli hastalarda üç farklı tedavi yöntemi vardır.İnce bağırsak kanserli hastalar için farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Bazı tedaviler standart (halen kullanılan) tedaviler olup, bazıları ise klinik çalışmalarla denenmektedir. Klinik çalışma araştırmaları ile güncel tedaviler geliştirilmekte veya kanserli hastalarda yeni tedavi hakkında bilgi alınmaktadır.

Kullanılan üç farklı tedavi yöntemi

Cerrahi : İnce bağırsak kanserlerinde en sık uygulanan tedavi yöntemidir. Aşağıdaki cerrahi yöntemlerden birisi uygulanır:

ince bağırsak kanserinin evreleri

Bazı faktörler prognoz ve tedavi seçeneklerini etkiler.

Prognoz ve tedavi seçeneklerini etkileyen faktörler şunlardır:

• İnce bağırsak kanserinin tipi
• Vücudun diğer kısımlarına yayılıp yayılmadığı
• Kanserin cerrahi ile çıkarılıp çıkarılamadığı
• Kanser tanısının yeni konması veya hastalığın tekrarlaması
• İnce bağırsak kanserinin tanı ve teşhis yöntemleri evreleme amacıyla tanı anında birlikte yapılmaktadır.
• İnce bağırsak kanserleri tümörün cerrahi tarafından tam olarak çıkarılıp çıkarılmamasına bağlı olarak gruplanır.

Evreleme kanserin ne kadar yayıldığının bulunması sağlar, fakat tedavi kararı evrelendirmeye dayandırılmaz.

İnce bağırsak kanserleri tümörün cerrahi tarafından tam olarak çıkarılıp çıkarılmamasına bağlı olarak gruplanır.
Tedavi kanserin cerrahi olarak çıkarılıp çıkarılamamasına ve primer veya metastatik kanser olarak tedavi edilmesine bağlıdır.

ince bağırsak kanseri teşhisi ve teşhis yöntemleri

İnce bağırsağın incelendiği testler, teşhis ve evreleme amacıyla kullanılır.

İnce bağırsak ve çevresinin görüntülenmesini sağlayan yöntemler tanının konmasını ve kanserin yayılımının tespitini sağlar. Kanser hücrelerinin yayılımının miktarının tespitine evreleme denir.

Tedavi planlanırken, ince bağırsak kanserinin tipinin bilinmesi ve tümörün cerrahi olarak çıkartılıp çıkartılamayacağının bilinmesi önemlidir. Teşhis, tanı ve evreleme için yapılan test ve yöntemler aynı zamanda yapılmaktadır. Aşağıdaki test ve yöntemler kullanılmaktadır:

• Fizik muayene ve anamnez: Sağlık genel belirtilerinin durumu ve anormal durumların tespiti için yapılan genel vücut muayenesi. Hastanın sağlık alışkanlıklarının ve geçmiş hastalıklarının ve tedavilerinin değerlendirilmesi

ince bağırsak kanserinin belirtileri

Hastalık sinsi gidişlidir ve başlangıç evresinde belirgin bir klinik tablo görülmez. Halsizlik, iştahsızlık, belirsiz karın ağrıları olur. Bazı olgularda rahatsızlıklar tümörün yerleşimi hakkında fikir verebilir. Onikiparmakbağırsağının ilk bölümündeki kanser, genellikle onikiparmakbağırsağı ülserine çk benzeyen belirtiler verir (karın üst kısmından sırta doğru yayılan ağrı, kanlı dışkı ve kusma, kansızlık gibi). Tümörün büyümesiyle birlikte bulantı, kusma, ve karın gerginliği gibi tıkanma belirtileri de gelişir.

Onikiparmakbağırsağında, safra kanalının (safra bu kanal yoluyla bağırsağa dökülür; koledok) döküldüğü yerde gelişen kanserler genellikle kaşıntı, beyazımsı dışkı ve kanda safra boyalarının artması gibi belirtiler veren tıkanma sanlığı yapar.

ince bağırsak kanserinin risk faktörleri

*Diyet ve aile hikayesi
*Yağdan zengin diyetle beslenme
*Crohn hastalığı
*Çöliak hastalığı
*Ailesel adenomatöz polipozis (FAP)

İnce bağırsak kanseri nedir?

İnce bağırsak , sindirim borusunun yemek borusu ve mideden sonra yer alan parçasıdır. Böylece mide ile kalın bağırsak arasında bulunur.

ince bağırsak kas ve zardan yapılı bir borudur ve boşken az çok basıktır. Besin maddeleri ve gazları ile dolu iken yuvarlak (silindrik) bir biçim alır. Uzunluğu insanlarda takriben 6 ile 8 metredir. Yani insan boyunun bir kaç mislidir. Ne varki insan karnında bu boru düz bir şekilde değil sanki bir sicim yumağı gibi kümelenmiştir.

Başlangıç kısmında ince bağırsağın çapı 3-3.J santimetredir. Mideden uzaklaştıkça çap azalır ve kalın bağırsağa birleştiği yerde 15-2 santimetre olur. Böylece ince bağırsak bir yerde huniye benzer. İnce bağırsağın hemen mideden sonraki kısmı sabit ve oynamayan kısmıdır. Bu kısmına oniki parmak bağırsak (duodenum) denir. Bundan sonraki kısmı ise sabit değildir.

Kalın bağırsak kanseri tedavisinin yan etkileri

Uygulanan kemoterapötik ilaçların sadece kanser hücrelerini etkilemesini sağlamak zordur. Sağlıklı dokuların da zarar görmesi nedeniyle tedavi istenmeyen yan etkilere neden olabilir.

Kanser tedavisinin yan etkileri kişiden kişiye ve tedaviden tedaviye değişiklik gösterebilir. Doktorlar bu yan etkileri en aza indirmeye çalışırlar. Bu yüzden doktorun tedavi sırasında ve sonrasında oluşabilecek sağlık problemlerini çok iyi bilmesi gerekir.

Kalın bağırsak kanseri tedavi yöntemleri

Kalın bağırsak kanseri genellikle cerrahi, kemoterapi ve/veya radyasyon (ışın) tedavisi ile tedavi edilir. Biyolojik tedavi gibi yeni tedavi yaklaşımları ile ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Bir hasta için bu tedavi şekillerinden biri veya birkaçının kombinasyonu gerekebilir.

Cerrahi, kalın bağırsak kanseri için en sık kullanılan tedavi şeklidir. Ameliyatın tipi hastalığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Hastaların çoğunda bağırsakların bir kısmının alınması (partial colectomy) şeklinde bir yöntem uygulanır. Bu operasyonda cerrah kalın bağırsakların kanserli kısmı ile birlikte onun çevresindeki bir miktar sağlam dokuyu çıkarır. Cerrahi, sıklıkla erken evre bağırsak kanserlerinde gerekli tek tedavi şeklidir.

Kalın bağırsak kanseri tedavisi

Doktor her hasta için gerekli bir tedavi planı yapacaktır. Kolorektal tümörlerin tedavisi hastalığın boyutuna, yerleşim yerine, evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve diğer faktörlere bağlıdır.

Kanser hastalarının çoğu hastalıkları ve tedavi seçenekleri konusunda tüm bilgileri öğrenmek isterler. Onların sorularına en iyi cevap verebilecek kişi doktorlardır. Tedavi seçenekleri konusunda konuşulurken, hasta doktoruna hastalık hakkında yapılan çalışmalar (araştırmalar) konusunda bilgi isteyebilir. Bu çalışmalar "clinical trials (klinik araştırmalar)" olarak adlandırılır ve kanser tedavisinin daha iyi yapılabilmesi için gerçekleştirilmektedir.

Kalın bağırsak kanserinde tanı

Barsak sisteminin görüntülenmesi: Hastaya baryum içeren bir solusyonun makat yoluyla verilmesinden sonra röntgen filmlerinin çekilmesi işlemidir (barium enema). Baryum kolon ve rektumun görüntülenmesini sağlayarak doktorun tümörü veya diğer bir anormalliği tanımasını sağlar. Doktorun küçük bir tümörü görebilmek için bazen bağırsakları genişletmesi gerekebilir. Bu nedenle test boyunca dikkatli bir şekilde bağırsaklara hava verilebilir. Bu işlem "çift kontrast baryumlu film" olarak adlandırılır.

Kolonoskopi: Yine ışıklı bir tüp kullanarak kolonun tümünün incelenmesidir. Bu işlem bükülebilir bir sigmoidoskop ile yapılanla aynıdır fakat bu kez ışıklı tüp daha uzundur.

Kalın bağırsak kanserinin belirtileri

Kolorektal kanserler çeşitli belirtiler gösterebilirler. Aşağıdaki belirtilerin görülmesi durumunda kolorektal kanserden kuşkulanılmalıdır.

Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik,
İshal veya kabızlık olması,
Gaitada bulaşmış kan görülmesi veya gaitanın katran gibi siyah bir renk alması,
Dışkı çapının incelmesi,
Genel mide yakınmaları (gaz, şişkinlik, ağrı veya kramplar),
Sıklaşmış gaz ağrıları,
Bağırsakların dışkılama sonunda tamamen boşalamamış gibi olma hali,
Nedeni bilinmeyen kilo kaybı,
Uzun süren halsizlik.

Bu belirtiler ülser, bağırsak iltihabı, hemoroid gibi diğer nedenlerle de olabilir. Belirtilerin hangi nedenle olduğuna doktorunuz karar verecektir. Bu belirtilerin görülmesi halinde doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuz bu belirtiler nedeniyle sizi bu konuda uzmanlaşmış diğer bir doktora gönderebilir (gastroenterolog gibi).

Kalın bağırsak kanserinde erken tanı

Kanser ne kadar erken tanınır ve tedavi edilebilirse o kadar iyi sonuç alınır. Bu özellikle kolorektal kanserler için daha önemlidir. Tedaviden en iyi sonuç hastalık yayılmadan yapılırsa alınır. Aşağıdaki önerileri yerine getirerek insanlar kolorektal kanserlerin erken tanınmasını sağlayabilirler.

Düzenli check-up'lar esnasında "rektal muayene" uygulanmasını isteyiniz. Bu muayenede doktor kayganlığı sağlayacak jel sürülmüş bir eldiven giyerek makattan parmağı ile muayene yapar ve rektumdaki anormallikleri saptar.

Kalın bağırsak kanseri

ABD'de her yıl 150.000'den fazla kişi kalın bağırsak kanseri olduğunu öğreniyor. Türkiye'de ise çok sağlıklı kanser kayıtlarının olmamasına rağmen orantısal olarak yaklaşık 30.000 kişinin kolorektal kansere yakalandığını tahmin ediyoruz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bilim Dalı olarak size bu konuda önemli olabilecek bilgileri vermeyi amaçladık. Bu bilgiler kalın bağırsak kanserinin belirtileri, tanısı, tedavisi ve bu hastalığın nedenleri ve nasıl korunulabileceğini içermektedir.

Kolon ve Rektum

Kolon ve rektum, sindirim sisteminin "kalın bağırsak" olarak adlandırılan kısmını oluşturur. Kalın bağırsakların yaklaşık 150-180 cm'lik üst kısmına "kolon", 15-17 cm'lik alt kısmına ise "rektum" adı verilir.

Lösemi tedavisi

Akut Lenfoblastik Lösemi ve Akut Miyeloblastik Lösemi tanısı alan hastalara BFM kemoterapi protokolü uygulanmaktadır. Bu protokolde; yaklaşık ilk 6-9 ay yoğun bir tedavi uygulanmaktadır. Bu tedaviler ağızdan ve damardan verilen kemoterapi ilaçlarını içermektedir. Hasta bu dönemde hastanede yatarak tedavi aldığı gibi, tedavilerini ayaktan günlük olarak almaya da gelebilmektedir. Bu ayaktan tedavi aldığı dönemlerde, Ankara’da yaşıyor ise evinde kalabilmekte ya da LÖSEV’e bağlı Ankara dışı ailelerin mağdur olmalarını engellemek için hizmete geçirilmiş olan “Konak” adı verilen aile konaklama evinde kalarak tedavilerini devam ettirebilmektedirler. Yoğun tedavi sonrasında tedavi idame tedavisi ile devam etmekte olup, bu dönemde sadece ağızdan tedavi alan hasta kendi memleketinde tedavisini almakta 15 günde bir kan sayımı ve ayda bir hastane kontrolleriyle izlenmektedir. Akut lenfoblastik lösemide’de kız hastalarda tedavi yaklaşık 2 yıl, erkek hastalarda ise yaklaşık 3 yıl sürmektedir.

Sponsorlu bağlantılar

İçeriği paylaş